Sürüş İzlenimi | Citröen C3 Aircross

Crossover rekabetinde yer almak isteyen Citroen, C3 Aircross ile rekabete giriş yaptı. Bakalım rekabette C3 Aircross nasıl bir yer elde edecek.

Otomobil dünyasında crossover ve SUV’ların yükselişi herkesin dikkatini çekmiştir. Neredeyse her marka bu sınıflarda yer almak adına ürün gamını genişletiyor. Crossover modellerinde genellikle B sınıfı hatchback modelleri yükseltip, araziye uyumlu olmasını sağlayan plastik parçalar eklemek yeterli olurken SUV’lar ise tamamen farklı üretiliyor.

Citröen de crossover rekabetinde geri kalmamak adına 2017’nin sonuna doğru C3 Aircross adını verdiği modeli tanıttı. İlk bakışta yerden yükseltilmiş bir C3 gibi gözüken C3 Aircross, fonksiyonel iç mekan, yerden daha yüksek yapısı ve daha geniş iç hacmiyle kardeşinden ayrılıyor.

C3 Aircross kardeşi, C3’ten 2cm daha yüksek yapıda. Yerden yüksek tasarımlı taban, yüksek sürüş pozisyonu, geniş çamurluklar, ön ve arka tamponlardaki koruyucu panelleriyle her an araziye çıkacakmış gibi gözüken C3 Aircross aslında şehir içi tasarlanmış bir SUV.

Test otomobilimizde olmayan fakat C3 Aircross’ta opsiyonel olarak sunulan Grip Control (Yol Tutuş Kontrolü) ve Hill Assist Descent (Yokuş İniş Desteği) otomobilin araziden tamamen uzak olmasını engelliyor. 5 sürüş modu bulunan Grip Control’de Standart moda alındığında çekiş otomatik olarak ayarlanıyor. Sistemde ayrıca, Kum, Arazi, Kar veya ESP Kapalı modlarından biri seçilebiliyor. Grip Control ile birlikte sunulan Hill Assist Descent (Yokuş İniş Desteği) sayesinde eğimin çok olduğu yokuşlardan inerken aracın hızı otomatik olarak ayarlanıyor. Bu teknoloji sayesinde yokuş aşağı inerken araç, sürücünün gaza veya frene basmasına gerek kalmadan hem düz bir şekilde ilerliyor hem de kayma riskini sınırlıyor. Sürücü inişe hangi hızla girdiyse sistem inişi o hızla tamamlıyor. Ayrıca otomobilde yer alan dört mevsim lastikler otomobilin araziye daha uyumlu olmasını sağlıyor. Eğer doğaya sık sık kaçmayı planlıyorsanız  bu opsiyonu bence değerlendirin.

C3 Aircross geniş iç hacmi ile de dikkat çekmeye devam ediyor. Sınıfındaki rakiplerinden daha yüksek olan tavan yüksekliği ve en geniş diz mesafesi rekabetteki önemli kozları. Bir diğer artısı ise (iki bağımsız parça halinde kaydırılabilen arka koltuk sırası. Bu özellik sayesinde ihtiyacınıza göre otomobilin arka kısmını şekillendirebiliyorsunuz. Arka koltuklar en öne çekildiğinde bagaj hacmi 520 litreye ulaşıyor. Fakat bu konumda arka koltuklarda küçük çocuklar oturabilir. En geride olduğunda ise bu değer 410 litreye düşüyor.

Segmentinde tek olan açılır panoramik cam tavana sahip olan C3 Aircros 5 farklı kabin opsiyonuyla satışa sunuluyor. 85 farklı gövde kombinasyonunu da hesaba katarsanız benzersiz bir C3 Aircross yaratmak oldukça kolay. Otomobilin iç mekanında en büyük eleştiri konusu ise orta konsoldaki ekran. Hem multimedya hem de otomobile ait ayarların gerçekleştirildiği bu ekran ne yazık ki günümüz şartlarına göre geride kalıyor. Yavaş geçişleri ve dokunmatik hissiyatı ekranın en önemli dezavantajları.

Citroen C3 Aircross ülkemizde iki farklı motor seçeneği ile satışa sunuluyor. 1.2 Puretech benzinli ve 1.6 BlueHDI dizel olmak üzere iki seçenekle satışa sunulan C3 Aircross’un bizim sayfalarımıza konuk olan modeli 1.2 Puretech. EAT6 otomatik şanzıman ile satışa sunulan bu motor diğer PSA grubu otomobillerinden tanıdık gelecektir. 5500 d/dak’da 110 beygir güç üreten bu  motor 1500 d/dak’tan itibaren 205 Nm tork üretiyor. Motor ile başarılı şekilde çalışan 6 ileri otomatik şanzımanı genel anlamda beğendik. Pazarda çift kavramalı daha iyi şanzıman seçenekleri olsa da EAT6 sorunsuzluğu ile öne çıkıyor. 1203 kilogram olarak açıklanan otomobilin ağırlığı verimli motor ile birleşince düşük yakıt tüketimleri elde etmek çok kolay oluyor. 100 km’de 5.6 litre olarak açıklanan yakıt tüketimine ulaşmak çok zor değil.

C3 Aircross yerden yüksek yapısının etkisiyle başarılı bir yol tutuşa sahip değil. Direksiyon, kullanıcılarına yoldan gelen geri bildirimleri verme konusunda çok iyi değil. Yumuşak karakterli tasarlanan süspansiyon sistemi konforlu yolculuklar yapmayı sağlıyor. C3 Aircross’un şehir içinde daha çok tercih edileceğini düşünürsek konforun ön planda olması mantıklı bir hamle olmuş.

Seat’ın Arona, Volkswagen’in T-Roc ile pazara girmesi ile birlikte daha da hareketlenecek olan bu segmentte C3 Aircross farklı tasarımı ve geniş iç hacmi ile rekabette elini kuvvetlendiriyor.

Yazı: Egemen Özten

Fotoğraf: Gürkan Çağlar

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir