Sürüş izlenimi | DS7 Crossback

PSA grubunun premium markası DS7’nin Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron’un makam aracı olarak da kullandığı Crossback modeli acaba ülkemizdeki SUV pazarına yeni bir soluk getirebilecek mi? Bir cumhurbaşkanı makam aracı olarak kullanılan modelle birlikteyiz. Fransızları öncelikle kendi ülkelerinin markalarına böylesine sahip çıkıp devletin en üst kademesinde tercih ettikleri için kutlamak lazım. Peki Fransızların el üstünde tuttukları bu model acaba bu ilgi ve sevgiye değiyor mu? DS7 Crossback’e binelim ve görelim…

DS7’ye binmeden önce dışarıdan bakıldığında aracın en göze çarpan özellikleri ön farlarında görülebiliyor. Full led farlar otomobil çalıştırıldığı andan itibaren sizi adeta dans edercesine ahenkle dönerek karşılıyor. Arka farlarda da bu ahenklilik devam ediyor. Arka stopların kenarlarında yer alan DS7 yazısını kristal taşlarla bezenmişçesine dizayn edilen far tasarımı tamamlamış. Arka ekzozların etrafında sesi azaltıcı izolasyon malzemesi bile düşünülmüş. Fransızlar Premium bir otomobil dizayn ederken en ince detaylara bile önem vermişler anlaşılan.

Arka tamponun altında ayak sensörüne de sahip olan elektrikli bagaj kapağı açıldığında bizi 550 lt’lik bir hacim karşılıyor. Bu bagaj kapasitesini sınıfındaki makul seviyelerden birisi olarak nitelendirebiliriz. Yeni DS7 Crossback’in kapısını açarak en iddialı olduğu alan olan iç tasarımını incelemeye başlıyoruz. Karşımızda yayvan eğimli bir kokpit bizi karşılarken ortasında 12 inch’lik bir ekran emrimize amade.. Kokpitte farlarda olduğu gibi kristal tasarımı belli noktalarda vurgulanmış vaziyette. Vites kolunun sağında ve solunda yer alan cam açma düğmelerinde bu form göze çarparken, yine müzik ve direksiyon üzerindeki butonlarda da bu dizayn devam ediyor.

Otomobilin çalıştırma butonu da sıradışı bir şekilde orta konsolun üst kısmında yer alıyor. Bu düğmeye basıldığında size elektrikli olarak açılan analog tasarımlı bir saat merhaba diyor. Yine bu düğmenin yerine alışmanız bir müddet zaman alabilir. Aynı zamanda araç çalışana kadar parmağınızı basılı tutmanız gerekmesi de cabası. Vites kolunun arkasında bulunan kapaklı eşya gözünde -bir iPhone 8 Plus kullanıcısı olan bendeniz için çok memnun edici- kablosuz şarj ünitesi, USB girişi ve 12 volt soket mevcut. Ön koltukların ikisi de elektrikli ve hafızalı, deri kaplamaları çok hoş duruyor. 5 modlu masaj sistemi de sizi özellikle uzun yolculuklarda kendinize getirebilecek kadar etkili. Orta kol dayanağının altında oldukça derin sayılabilecek bir eşya gözü de var ve soğutma özelliği de mevcut Tam 14 adet hoparlörle otomobilin içine konuşlanmış Focal marka ses sistemi de hangi tür müziği dinlerseniz dinleyin size keyif verecek seviyede iyi…

Artık yola çıkma zamanı… DS7’de üç farklı sürüş modu mevcut. Eko, Konfor ve Sport modlarında sürüş imkanına sahipsiniz. DS7’nin DNA’sına sportif sürüş biraz aykırı olsa da bu modun tadına bakmak istediğiniz takdirde kabin içine ekstra sizi tahrik edici daha yüksek bir ses aktarılıyor. Benim daha çok tercih ettiğim Eko ve Konfor modlarında ise otomobilin bütün Premium ruhu sizi adeta sarıp sarmalıyor. Sürdükçe keyif almaya başlıyorsunuz. Hatta canınız o an “keşke şimdi bir uzun yola çıksam bununla ne güzel olurdu” diye de geçirmeye başlıyorsunuz. (Sevgili annemin konforlu bir otomobile bindiği zaman yıllardır duymaya alıştığımız tabiri aklıma geldi: Bununla Almanya’ya bile giderim. O derece keyifli.) Arkada dizayn edilmiş bağımsız süspansiyon sistemi her ne kadar otomobil konfora yönelik tasarlanmış olsa da elektronik desteklerle virajlara ne kadar hızlı girseniz de bir SUV otomobilden beklenmeyecek derecede sizi yolda tutuyor ve şaşırtıyor. Otomobilin ön panjurunda yer alan kamera gözleri önünüze çıkacak engellere göre otomatik olarak süspansiyon sertliğini ayarlayabiliyor. Çocukluğumda bana bu elektronik destekleri biri anlatsa uzay aracından bahsediyorlar sanır, amma attın be abicim diye bakardım sanırım. (80’lerde çocuk olmuş nesildenim) Otoban sürüşlerinde DS7 sert ve ağırbaşlı bir kullanım sergilerken, kasisli yollarda ise adeta bir off road aracı gibi yumuşak bir şekilde mümkün oldukça engelleri size az hissettirmek için var gücüyle çalışıyor.

DS7’nin 225 HP gücünde 1.6 turbo motorunun performansı oldukça iyi seviyede. 300 Nm torka sahip olan bu motor, sizi 8,2 saniyede 100 km/s hıza ulaştırıyor, bunu da 8 ileri otomatik şanzımanla sağlıyor. Direksiyonun arkasında da F1 tipi şanzıman kulakçıkları yer alsa da, gerek tepkilerdeki gecikmeleri, gerekse uzaklığı nedeniyle olmasa da olurdu açıkçası. Bu kadar iyi hızlanmaya
sahip olan otomobilin frenlerinin dozajlaması ve duruş performansı da çok iyi diyebilirim. 1425 kg. ağırlığındaki bir SUV için sizi memnun edecek değerler olarak da nitelendirebiliriz.

Peki DS7 SUV sınıfında savaşa girdiği sıkı rakipleri arasında iyi bir alternatif olabilir mi? Eğer sınıfındaki diğer Avrupalı Premium tasarımlı rakiplerinden farklı bir otomobil arayışınız varsa DS7’yi kesinlikle önerebilirim. Kaliteli ve kıvrımlı dış hatları, iç kabindeki hoş dokunuşlu tasarımıyla eğer bu sınıfta bir tercih yapıp satın almayı düşünseydim ilk tercihlerim arasında yer alabilirdi diyebilirim. SUV sınıfında farklı bir alternatif arayışındaysanız mutlaka bir DS showroom’una uğramadan geçmeyin derim…

GÜRKAN ÇAĞLAR 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir