Sürüş İzlenimi | Isuzu D-Max

Pick-up’ların vergi mağduru motorlarından ders çıkaran D-Max, 1.9 litrelik yeni dizel motoruyla ve geçirdiği küçük estetik operasyonla mücadeleye geri döndü.

Pick-up segmentinin ne büyüdüğünü ve ne kadar ciddileştiğini uzun uzun anlatmaya gerek yok. Nitekim hem yollarda bol bol gördüğümüz yeni nesil pick-up’lar hem de markaların açıkladığı satış rakamları durumu özetler nitelikte.

2000’li yılların başı itibariyle ticari kullanım alanlarının dışına çıkan pick-up’lar hem multifonksiyonel yönleriyle hem de SUV’lara giderek yaklaşan donanım ve tarzlarıyla kendi kitlelerini oluşturmaya başladılar. Markaların ürettiği heybetli ve bol donanımlı yeni nesil pick-up’lar da bu durumun tuzu biberi oldu. Fakat bu potansiyelin önünde duran önemli bir engel var; vergilendirme sistemi. Maruz kaldıkları “ticari araç” muamelesi yüzünden her yıl muayne olma zorunluluğu bulunan ve yüksek motor hacimleri dolayısıyla yüksek dilimlerden vergilendirilen pick-up’lar  kullanıcılarını düşündürmeye başladı bile. Tabi biri hariç; Isuzu D-Max.

Markaların yaptığı en akıllıca hamlelerin başında bence öncelikle ülkelerin vergilendirme sistemlerine göre motor hacimleri düzenlemek geliyor. Vergilendirmenin gazabından kurtulmayı başarabilen otomobiller, kendilerini “gerçek kullanıcılar” karşısında kanıtlama şansı elde ediyor. Bu yönüyle 1.9 litrelik yeni dizel motora geçiş yapan D-Max, yapılabilecek en doğru hareketle kozlarını oynadı.

Önceki neslin 2.5 litrelik dizeline veda eden ve Euro6 normlarına uygun 1.9 litrelik dizel motora geçiş yapan D-Max, bu değişim sırasında gücünü aynı tutmayı başardı. Fakat kaybedilen hacim dolayısıyla maksimum tork değerinde 40 Nm’lik bir azalma yaşayan model, maksimum torkun sunulduğu devir aralığını da değiştirdi. Önceki modelde 1400 d/dak itibariyle üretilmeye başlanan maksimum torku 2000 d/dak itibariyle kullanıma hazır bulunduran yeni D-Max, bu duruma uygun olarak otomatik şanzımanını da güncelledi. 5 ileri düzenden 6 ileri düzene geçiş yapan araç tüm bu değişikliklerin ardından hızlanma verilerini korusa da markanın iddiasına göre daha ekonomik bir yapıya büründü. Bu değişiklikler kağıt üzerinde kulağa hoş gelse de acaba pratikte durum ne? Bakalım…

Maksimum torkun daha yüksek devirlerde kullanıma girmesiyle alt devirlerdeki cansızlığı dikkat çeken yeni D-Max, 40 Nm’lik kaybı hissettirmemeye çalışıyor. Sarsıntısız ve hızlı geçişleriyle dikkat çeken şanzıman ekonomi odaklı sürüşlerde vitesi yüksekte tutmaya gayret etse de manuel girdilere verilen yanıtlar yetersiz kalıyor. D-Max’in 163 beygir gücüne ve 360 Nm torkuna rağmen hızlanmayı ve hızlı gitmeyi pek sevmeyen yapısı, devirli kullanımlarda artan yakıt tüketimiyle kendini gösteriyor. D-Max’in en ekonomik halinin 9 lt/100km’nin altına inememesi ise diğer can sıkan durumlardan.

Önde bağımsız, arkada ise yaprak yayları kullanmaya devam eden D-Max, ne yazık ki tüm “şehirli” iddiasına rağmen pick-up’ların kronik huzursuz kabin sendromunu bünyesinde barındırıyor. Japon kardeşi Nissan’ın arkada da bağımsız süspansiyon sistemiyle satışa sunduğu Navara’sının sınıf standartını aşan yol konforuna karşılık diğer tüm pick-up’lar gibi bolca sarsıntı D-Max’in makus talihinde var.

Asfalttan toprağa geçiş yaptığında kendini daha iyi ifade etmeye başlayan D-Max, bozuk zeminler karşısında rijitliği ile dikkat çekiyor. El freninin yanında bulunan kumanda yardımıyla 2 çeker ve 4 çeker modları arasında seçim yapmaya olanak tanıyan D-Max aynı zamanda 4LO moduyla da yoluna devam edebiliyor. Sınıf standartları dahilinde yaklaşma, uzaklaşma ve rampa açılarına sahip D-Max, diferansiyel kilidinin eksikliğini er yada geç hissettiriyor. Mekanik kilitli diferansiyel D-Max’in arazi kabiliyetine önemli bir katkı sağlayabilirdi.

Kokpitte yeni bilgi-eğlence sistemi ekranı ve klima kumandalarıyla eski modelden ayrılan D-Max; anahtarsız giriş ve çalıştırma, geri görüş kamerası,  yokuş kalkış ve yokuş iniş asistanları, koltuk ısıtma ve hız sabitleyici gibi bir çok özelliği V-Cross donanımıyla birlikte standart olarak sunuyor. Artan malzeme kalitesi ve yalıtım seviyesiyle daha konforlu bir kabine kavuşan yeni D-Max, fonsiyonel ve basit bir yaşam alanı sunuyor. Saklama gözleriyle desteklenen kullanışlı tasarıma oldukça ferah arka yaşam bölümü de katkı sağlıyor. Markanın iddiasına göre sınıfının en fazla diz mesafesi D-Max’te.

En üst donanım paketi V-Cross’u vergi avantajı sağlayan 1.9 litrelik dizel motoruyla ve 4 tekerlekten çekiş sistemiyle 148.350 TL’den satışa çıkaran Isuzu, rakipleri karşısında herhangi bir fiyat avantajına sahip değil fakat uzun vadede elde edilen vergi avantajı D-Max’in hanesine artı olarak yazılıyor. Bu durum satış rakamlarına nasıl etki edecek? 2018 yılında hep beraber göreceğiz.

Yazı: Mehmet Akif Doğan

Fotoğraf: Gürkan Çağlar

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir