Röportaj | Yağız Avcı

“Bu kupanın bendeki manevi değeri çok yüksek…

Avrupa F2 pilotlar şampiyonu olan babası Nejat Avcı’dan 20 sene sonra Avrupa Ralli Kupası’nda zafere ulaşan Yağız Avcı için bu başarısının kariyerindeki yeri çok farklı.

Kariyerinde beş kez Türkiye ve bir kez de Doğu Avrupa Ralli Pilotlar Şampiyonluğu bulunduran Yağız Avcı, bu sezon Türkiye Ralli Şampiyonası’nda istediği sonucu alamasa da katılmaya hak kazandığı Avrupa Ralli Kupası finalini kazanarak kariyerindeki başarılara yeni bir halka daha eklemeyi başardı. Yağız Avcı ile kazandığı bu şampiyonluğu ve 2017 senesini konuştuk.

2012 senesinde kazandığın Doğu Avrupa Kupası Şampiyonluğu’nun yanına bu sene de kısa adı ERT olan Avrupa Ralli Kupası’nı ekledin. Bu şampiyonluğunun hikayesini bizlere anlatabilir misin?

Avrupa Ralli Kupası’nda daha önce ne kadar çok yarışa girebiliyorsanız o kadar puan toplayıp şampiyon olabiliyordunuz. Son iki senedir de bu sistem değişerek final yarışı formatına döndüler. Beş altı bölgeyi birbirinden ayırıp buralarda ilk beşe girenler final yarışına gitmeye hak kazanıyorlar. Geçen sene ilk üçtü, bu sene beşe yükselttiler. Biz bu sene Balkan Kupası’nda üç yarış yaptık, ikisini kazandık bu sayede ilk beşteki yerimiz garantilenince başka yarışa girmemize gerek kalmadı. Dolayısıyla finale gitmeye hak kazandık. Bu format eskisine göre bence daha zordu.

Eskiden yarışlardan puan toplayarak sonuca gidiliyordu, şimdi ise tek yarışlık bir final var ve herkesin en iyi performansını ortaya koyması gerekiyor. Gerçi her bölgede ilk beşe kalanlar gelemiyor. Mesela Sebastien Loeb bir bölgede ilk üçe girmiş ve finale hak kazanmış. Gelseydi bizim için pek iyi olmayabilirdi (Gülüyor). Keza İtalyan Şampiyon Paolo Andreucci de başka bir bölgeden finale hak kazanmış ama o da gelmedi. Bu sene finale en iyi şartlarda gitmeye çalıştık. İlk defa bu yarışta kullanacağım Skoda Fabia R5 ile testimizin ilk turlarında kullanması kolay bir otomobil olduğunu anlamıştık ve hızlı adapte olduk. Ekibimiz de çok iyiydi. Raimund Baumschlager’in sahibi olduğu takımın otomobili ile bu yarışa girdik ve sınıfımızda yedi ekiptik. Yarışın başından itibaren tüm ekipler 5-10 saniye içinde yer aldı ve mücadele oldukça yüksekti. O derece yüksek bir mücadele vardı.

Bu yarışta size destek veren sponsorlarınız kimlerdi?

ERT Final yarışına 5 yıldır sporcusu olduğum Red Bull Türkiye ile ve onların aracılığıyla Red Bull Global’den de destek alarak katıldık. Zaten Baumschlager Motorsport da uzun zamandır Red Bull’un desteğinde olan bir ralli takımı. Aslında Portekiz’deki bu final yarışı için başka alternatiflere de baktık. Sonrasında Red Bull bastırınca bu ekipte karar kıldık. Zaten alternatifler içinde en iyi ekip de buydu. Tabii ki bütçe tarafında da diğer alternatiflerden yüksekti. TOSFED aracılığıyla Spor Toto’nun da bize desteği oldu. Bu da bizler için iyi bir fırsat. Yurt içi ve dışındaki yarışlarda bize ciddi anlamda katkıları oldu.

Yarış sizler açısından nasıl geçti?

Yarışa katılan Portekizli yerel ekip iki sene önce oranın şampiyonuydu. Çek Cumhuriyeti’nden üç ekip vardı. Türkiye’den ben, Orhan Avcıoğlu ve takım arkadaşım Adil Küçüksarı vardı. Grup N otomobil ile yarışan Bulgar bir ekip vardı. R5 sınıfında altı otomobildik. İlk etaptan itibaren elimizden gelen en iyi mücadeleyi verdik. Çünkü orada ipin ucunu kaçırırsan kazanmanın zor olacağını biliyorduk. Yarış başladı ve mücadele biraz pist yarışı gibi oldu açıkçası. Çünkü uzun bir süre 3-4 saniye arasında birbirimizle mücadele ettik. Sonra artık iş hatalara kaldı. Biz yarış boyu bir hata yapmadık çok şükür. Ekibimiz de çok iyi çalıştı. Rakiplerimiz ile saniye saniye giderken aralarında ufak ya da büyük hata yapanlar da oldu. Yarışın sonunda da 30 saniye küsür bir farkla kazanmayı başarabildik. Çok yoğun bir mücadele ortamıyla yarıştık. Zaman farkları birbirine yakın olduğu için biriyle mücadele ettiğinizde o rakibiniz hata yaptığında arkasındaki sizin ensenize geliyor. Öyle rahatlayıp devan edebilme lüksünüz yoktu. Benim ve co-pilotum Bahadır Gücenmez ağabeyim için de geliştirici bir yarış oldu diyebilirim. Eğer bu yarışı kazanırsak bizim için çok özel bir anı olacağını biliyorduk. 20 sene sonra babamın ardından yine aynı mutluluğu yaşayınca da ailece çok sevindik. Manevi değeri yüksek bir hikaye oldu.

Çocukken babanın şampiyonluğuna şahit olduğunda gelecekte aynı başarıyı kazanacağını hiç hayal etmiş miydin?

Tabii ki ediyordum. Zamanlama da çok iyi denk geldi. Bu sene finale katılacağımız belli olduğunda hesap yaptım ve tam 20 yıl geçmiş üzerinden. Red Bull ile de bunu konuştuk ve eğer başarabilirsek ortaya iyi bir hikaye çıkarabileceğimizi söyledik. Bu da yarıştan önce motivasyonumuzu yükselten bir şey oldu. Türkiye’de talihsiz geçen bir sezona rağmen seneyi böyle bir başarıyla noktalamak motivasyonumuzu çok yükseltti.

Türkiye Ralli Şampiyonası’nda ise işler bu sene istediğiniz gibi gitmedi. Senden bir değerlendirme alabilir miyiz?

Valla motorsporlarında işler her zaman istediğiniz gibi gitmeyebiliyor. Geçen sene şampiyon olduğumuz ekiple ve otomobille, ayrıca Peugeot Türkiye ve Red Bull’un destekleriyle başlamamıza rağmen talihsiz bir sezon geçirdik. Buna rağmen takımımız Neo Motorsport ve servis ekibimiz Munaretto Sport bizlere çok iyi hizmet verdiler. Özellikle yılların tecrübesi Hakan Dinç ağabeyimiz moral motivasyon açısından bizi servis aralarında hep üst düzeyde tutan en büyük etkendi. Birlikte üçüncü sezonumuz olmasından dolayı artık ekipçe taşlar yerine iyi oturdu. Bir talihsizlik olduğu zaman çabuk toparlıyor ve eskiye takılıp kalmıyoruz. Bu sezon üç yarıştan puan alabildik ve şampiyonluk iddiamız kalmayınca son yarışa girmedik. Bitirdiğimiz üç yarışın ikisini kazandık. Bunlar da Balkan Kupası yarışları olduğu için Portekiz’deki finale katılmaya hak kazandık. Her şey kötü gitti derken en azından bu da bizim ERT şampiyonluğumuza yaradı. En azından buna da şükretmemiz lazım.

Önümüzdeki sene WRC takivimime geri dönmemizi nasıl değerlendiriyorsun?

Bizim gibi bu sporu tutkuyla yapanlar için büyük bir fırsat. En önemlisi bu sefer takvimde uzun soluklu olarak kalmamızı umut ediyorum. Marmaris’deki parkurda iki senedir yarışıyorum. Etabın doğası harika. Muhteşem bir atmosferi var ve çok kompakt bir yarış. Daha önce yarıştığım Antalya ve İstanbul’daki WRC parkurlarına nazaran çok daha iyi bir parkura sahip. Tek handikapı bu seneki yarışta parkurun ilk ve ikinci geçişi arasında zemin olarak çok fark oluyordu. O yüzden yolları çok düzeltmemek de gerekebilir. İlk geçişinizde kaymak gibi olan yol, ikinci geçişinizde bir anda ay yüzeyine dönüşüp sizi zorlayabiliyor. Özellikle seneye önümüzde WRC otomobiller bu etaplardan geçecek oldukları için bu sorun daha da büyüyebilir. Ama yarışın organizatörleri bizlerden çok bu konuları düşünüyorlardır eminim. Ayrıca umut ediyorum ki WRC kalibresinde genç bir sporcumuz da bu sayede sahneye çıkacaktır. Nasıl motosiklette Kenan Sofuoğlu ardından gelen gençlere yol açtı, bizlerde de böyle bir imkanı genç bir ralli pilotumuz bulabilir.

Çok yakında baba olmaya hazırlanıyorsun. Bu senin 2018 planlarını etkileyebilir mi?

Çocuğunuz dünyaya gelince ister istemez konsantrasyonunuz ailenize daha çok kayıyor. Sponsor görüşmelerimiz sürüyor. Kendi yarışmamın yanı sıra sporla ilgili diğer planlarım için de çalışmalara başladım. Şu an bu planların çok başındayız ama yurt dışında da gördüğümüz örnekleri de baz alarak adım adım ilerliyoruz. Tabii elimden geldikçe parkurlarda kalmak isterim ama bir noktada da bırakmak gerekiyor. Bir ralli pilotu olarak tabi ki ERC veya WRC2’de yer almak isterim fakat şampiyonluk anlamında gerçekçi bir hedef olmayabilir.Şampiyonluk hedefi koyabilmek için oralarda 3-4 sene sürekli yarışmak lazım. Belki altıncı Türkiye Şampiyonluğu benim için iyi bir hedef olabilir. Üç senedir yurt dışından otomobil kiralayıp sadece yarış haftaları kendisini görebilmek bizi biraz zorluyor. Şartlar uyduğu takdirde belki bir yarış otomobili satın alabiliriz.

Sezon içinde fiziksel ve mental olarak nasıl bir hazırlık süreci geçiriyorsun?

Elimden geldiği kadar beslenmeme dikkat etmeye çalışıyorum. Sigara içmiyorum, alkol ile de çok aram yok açıkçası. Haftanın belli günleri bir spor eğitmeni ile haftanın üç günü salonda ya da açık havada çalışıyordum. Ancak kendisi İngiltere’ye gidince şu an kendim çalışıyorum. Zamanında İngiltere’de yarış pilotlarının fiziksel antrenmanlarının nasıl olması gerektiğine dair bir kitap bulmuştum. Oradan edindiğim bilgiler ışığında çalışıyorum. Ayrıca ralli simülatörlerinde de belli zamanlarda antrenman yapıyorum. Richard Burns Rally ve Dirt oyunları favorilerim. Yarış haftaları özellikle yarıştığım otomobil ile bu oyunlarda antrenman yapmanın çok faydasını görüyorum.

Gürkan Çağlar

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir