Orhan Avcıoğlu: “Hedefimiz 2018’de WRC2’de yarışmak”

Dünya Ralli Şampiyonası’nda WRC2 kategorisinde yarışan ilk Türk olarak Türkiye otomobil sporları tarihine adını yazdıran Orhan Avcıoğlu ile 2017 sezonunu ve gelecek planlarını konuştuk.

Orhan Avcıoğlu kimdir?

1985 doğumlu Orhan Avcıoğlu, motorsporları kariyerine 1999 yılında karting ile başladı. 2005 yılında girdiği ilk yarışıyla ralliye adım atan Avcıoğlu, 12 yıllık kariyerine çeşitli klasmanlarda bir çok şampiyonluk sığdırmayı başardı. 2017 sezonuna TOK Sport WRT ile start veren tecrübeli pilot seneyi Balkan Ralli Kupası ile noktaladı.

2017 senin için nasıl başladı?

Sene başında Castrol Ford Team Turkey’den ayrıldığımda aklımda bu sezonla ilgili hiç bir planım yoktu. Ayrıldıktan sonra kendime; “Ne yapmak istiyorum?” diye sordum. Türkiye Ralli Şampiyonu olmak, Balkan Ralli Şampiyonu olmak, Avrupa Ralli Şampiyonası’nda hatta Dünya Ralli Şampiyonası’nda yarışmak… Bunların hepsi listede olan şeylerdi. Ama asıl yapmak istediğim şeyin Türkiye Ralli Şampiyonası’nın ötesinde dünya çapında yarışmak olduğunu fark ettim. Tam bu noktada yolumuz TOK Sport WRT ile kesişti.

WRC2’de yarışmaya nasıl karar verdiniz?

TOK Sport WRT ile hedefimizi önümüzdeki senelerde WRC2’ye gidebilme üzerine kurduk. Bu sene kazanacağımız başarıları da bu konuda bir basamak olarak inşa etmeye gayret verdik. Bu konuda önümüzdeki iki farklı hedef vardı. Birincisi Türkiye Ralli Şampiyonluğu, ikincisi ise Balkan Ralli Şampiyonluğu. Balkan Ralli Kupası’nı kaldırmayı başardık fakat Türkiye Ralli Şampiyonası’nda yaşadığımız şanssızlıklar sonucu başarıya ulaşamadık.

Aslında TRŞ’de iyi başladığımız bir sezon oldu fakat üç yarış üst üste yolda kaldık. Durum böyle gelişince şampiyon olamadığımız bir seri için kaynak ve enerji harcamak yerine, önümüzdeki sezon için antrenman niteliği taşıyacak yarışlara girmeye karar verdik. Tabi ki bu noktada WRC2’de yarışmak büyük bir karardı. Fakat önemli işler başarmak için yapmamız gereken şeyin bu olduğuna kendimizi ikna ettik.

WRC2’de ne öğrendiniz? Size ne gibi bir faydası oldu?

“Geçilme” korkumuz olmadan, “Kaçıncı olduk?” sorusuna odaklanmadan etaplara çıktık. Bizim için önemli olan şey en hızlı isim ile aramızda kaç saniye fark olduğu ve aradaki farkı belli bir çizginin altına çekip çekemeyeceğimizdi. İspanya ve İngiltere yarışlarından sonra gördük ki biz iyi performans sergilediğimiz etaplarda başarılı süreler elde edebiliyoruz ve bu yarış içinde geriye düşmeden mücadeleye devam edebiliyoruz. Yani kısacası kendimizi değerlendirme fırsatı bulduk. Ayrıca yarış sonunda önümüzdeki sezonlarda WRC2’de katılacağımız yarışlar için önemli veriler topladık. WRC2’de yarışan ve yarışı tamamlayan ilk Türk ekibi olduk.

Avrupa Ralli Kupası’nın final yarışı ile 2017 sezonunu tamamladın. Yarış senin için nasıl geçti?

Portekiz’deki final pek istediğimiz gibi geçmedi. Lastiğimiz patladı ve şampiyonluk şansımızı kaybettik. 7 yarışlık bir serinin sonunda yapılan çok da adaletli olmayan bir yarıştı. Tabi ki kupanın bu şekilde sahibini bulacağı sene başında belliydi ve bizde bu durumun farkındaydık. Yarışa girdik, şansımızı denedik fakat olmadı. Ufak bir taş lastiğimizi kesince yolda kaldık ve zaman kaybettik. Ben kazanmıyorsam Yağız Avcı’nın kazanmasını isterdim ve öyle de oldu. Kendisini de bir kez daha buradan tebrik ediyorum.

Peki bundan sonraki hedef ne?

Hedefimiz önümüzdeki sene tam sezon WRC2’de olmak. Bir kaç yarışa girmek ne yazık ki yeterli değil. Tüm bir sezon boyunca orda olmanız gerekiyor. Tabi bir de uzun süre orda kalabilmek var. Bir yarış veya bir sezondan ziyade önümüzdeki 3-4 yıllık sürecin planını yapmak gerekiyor. Biz de her sene tecrübemizi arttırarak, öğrendiklerimizin üzerine koyarak WRC2’de kalmak ve yarışmaya devam etmek istiyoruz.

Türkiye’nin 2018’de WRC takvimine dahil olmasıyla ilgili ne düşünüyorsun?

Biz bu spor hayal ederek başladık. Ders kırıp ralli izlemeye giderek, kasetlerden yarışları izleyerek başladık. 2003’te WRC pilotlarını Türkiye’de izleme şansını yakaladık. Tüm bunların arkasından; kurduğumuz hayaller sayesinde yarışabilme ve başarabilme fırsatı elde ettik. Bu açıdan bakarsak Dünya Ralli Şampiyonası pilotlarının bir kez daha Türkiye’ye gelecek olması demek tıpkı bizim zamanımızdaki gibi “hayal eden” gençler için ilham kaynağı olması anlamına geliyor. Dolayısıyla WRC’nin ülkemize gelmesi Türkiye’de motorsporlarının gelişmesi için çok önemli. Bu işi başarmak için TOSFED çok büyük bir çaba ve emek harcadı. Bu sefer WRC’nin ülkemizde kalmaya devam etmesi için de adımlar atmamız gerekiyor. İnsanların ilgisini bu spora çekmemiz, seyirci sayısını arttırmamız, bu spora hizmet edecek gözetmen ve hakemleri yetiştirmemiz lazım. Yarışçı olarak da ülkemizi kendi topraklarımızda temsil ediyor olmamız gerekiyor.

Röportaj: Mehmet Akif Doğan

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir