Murray’in T25’le ilgili düşünceleri umut veriyor

Ağırlık tasarrufunu, gelişmiş aerodinami teknolojilerini ve Shell uzmanlığı bir araya getiren T25, 72 km/s hızla giderken 2.6 lt/100 km’lik bir tüketim sunuyor.

Gordon Murray’in şehirdeki ulaşım ihtiyacına yeni bir bakış açısıyla yaklaşarak geliştirdiği Shell destekli T25 projesinin çıktısı olan düşük ağırlıklı şehir otomobili, Beijing Otomobil Fuarı’nda tanıtıldı. İçten yanmalı motorlar için geliştirilen yağların sistemle daha iyi uyum sağlaması halinde ciddi ekonomik kazançlar elde edilebileceğini kanıtlamak üzerine kurulu olan proje, gördüğümüz kadarıyla gelecek vadediyor. T25 daha şimdiden birçok ekonomik sürüş yarışması kazanmış durumda. Shell Concept Car isimli otomobilden bile daha hafif olan aracın gelişim sürecinde Shell’in yağ ve yakıt geliştiren ekiplerinin yanında, daha önce Honda için Formula 1 motoru geliştiren Osamu Goto’dan da yardım alındığını öğrendik. Murray gibi bir deha ile böylesine kalifiye bir ekibin birleşmesinden başka bir netice beklemek zaten yanlış olurdu. Mühendislik yaklaşımını yenilemenin ve yeni iş ortaklarıyla çalışmanın ilk getirisi %5’lik yakıt tasarrufu ve CO2 emisyonundaki kayda değer bir düşüşle ortaya çıkmış.

LUC_7443

Shell yöneticilerinin söylediğine göre, projenin en önemli amacının mevcut teknolojilerin düzgün ve tutarlı biçimde geliştirilmesi sayesinde; yeni dünyanın pahalı ve kompleks teknolojileriyle yarışacak kadar ekonomik neticeler elde edilebileceğini kanıtlamak olduğunu öğrendik. “Şu an satışta olan ve karbon emisyonu yok denecek kadar az olan birçok etkileyici otomobil mevcut fakat sorun şu ki bir BMW i8 veya bir Tesla 100.000 sterline kadar uzanan fiyatlarla satılıyor. Bizler ekonomik ulaşımın, ekonomik otomobillerle de mümkün olabileceğini kanıtlamak istiyoruz. Bunun için en önemli ihtiyacımız düşük ağırlık ve yenilikçi hafif malzemeler…” diyor Robert Mainwaring. “İnanıyoruz ki, klasik içten yanmalı bir motorun yağlama mekanizması iyi çalıştığı takdirde çok düşük tüketim verileri elde edilebilir,” diye devam ediyor. “Bu projede otomobil mühendisleri, motor mühendisleri ve yağ mühendisleri daha önce hiç olmadığı kadar sıkı bir işbirliği ile çalışıyor. Sonuçların çok çarpıcı olacağını daha şimdiden kanıtladığımızı düşünüyorum.” Burada gördüğünüz konseptin daha önceki T25 projesinden en önemli farkı, gövdedeki Shell giydirmeleri değil; tekerleklerin üzerindeki yeni kapaklar gibi sürtünmeyi azaltıcı önlemler. Bilgisayar programları vasıtasıyla tasarlanan yeni eklentiler sayesinde rüzgar direnç katsayısı 0.37’den 0.29’a düşürülmüş ki bu, kübik bir şehir otomobilinden ziyade, akıcı ve şık bir sedanda ortaya çıkabilecek bir veridir. Shell projesi için yeniden bir araya gelen Murray mühendislik ekibi T25’in bütün parçalarını yeniden ele almış ve gövdedeki panellerden tutun da, şasideki destek profillerine kadar birçok parçayı hafifletmeyi başarmış.

LUC_7454

Hafifletme çalışmalarının dikkat çektiği diğer kısımlar ise frenler, koltuklar, süspansiyon sistemi ve emniyet kemeri mekanizması. 80 kg gibi ciddi bir ağırlık tasarrufu ile sonuçlanan iyileştirme çalışmalarının sonucunda otomobilin ağırlık verisi 550 kg’ye düşürülmüş. Dolayısıyla minik bir şehir otomobilinin yarısı ağırlığında olan bir araçtan söz ediyoruz. Konseptin iç mekanındaki üç kişilik mimari değiştirilmemiş. Sürücü halen önde ve ortada, iki yolcu ise arkada ve yan yana… Her ne kadar uzun boylu yolcuları dahi taşıyabilecek şekilde tasarlanmış olsa da, aracın uzunluğu orijinal Mini’den %20; genişliği ise %15 daha düşük olacak şekilde ayarlanmış. Düşünün Mini bile şehirdeki trafik krizlerine ilaç olabilecek bir potansiyele sahip. Ayrıca uzun boylu yolcu demişken, 180 cm boyundaki Murray, T25’in içinde rahatlıkla oturabiliyor. 660 cc hacmindeki üç silindirli motor, Shell ortaklığının ardından çok daha hassas biçimde ele alınmış. Pistonlar, piston kolları ve krank üzerinde değişimler uygulanmış ve maksimum tork değeri biraz aşağı çekilerek içerideki sürtünme miktarı kayda değer miktarda azaltılmış. Bu da daha az tüketim ve daha az emisyon anlamına geliyor. Bahsettiğimiz mekanik değişimlere ek olarak, Shell mühendisleri tarafından araca özel olarak geliştirilen motor yağı gerçek dünya sürüşlerinde %5’lik bir tüketim düşüşü sağlamış. Aynı test otomobili ısınma sürecinde, bir önceki haline kıyasla %8 daha ekonomik çalışmış ve 72 km/s sabit hızla kat ettiği 100 km’de 2.6 litre yakıt harcamış. “Gördüğünüz otomobil küçük olabilir,” diyor Shell’in yağ geliştirme departmanından sorumlu olan Andrew Hepher. “Fakat ortada çok büyük bir potansiyel söz konusu… Kısa vadede birçok otomobil ve motor üreticisine projemiz sayesinde elde ettiğimiz deneyimleri pazarlıyor olacağız.”

Herhangi bir fonksiyondan feragat etmeden, yaklaşık %10 ağırlık tasarrufu sağladık. Bu çok ciddi bir veri…

T 25’ İ N YARAT I C I S I G O R D O N M U R R AY

Gordon Murray ile T25’in geleceğini, üretime geçme ihtimalini ve ekonomik otomobiller konusundaki fikirlerini konuştuk.

Shell konsepti daha önceki araca çok benziyor. Gerçekten köklü bir değişim yaptınız mı?

Kesinlikle evet. Herhangi bir fonksiyondan feragat etmeden, yaklaşık %10 ağırlık tasarrufu sağladık. Bu çok ciddi bir veri… Bunu standart bir yol otomobilinde yapmak bile çok zordur ki bizim otomobilimiz 620 kg’lik bir minik.

Bu kadar küçük bir gövde size ne kadar gerçekçi geliyor?

Bu projenin olayı günümüzün trafik sorunlarına çözüm üretmek. Sadece motor ve yağ teknolojisi geliştirmiyoruz. Yeni geliştirme ve üretim teknikleri, dünya nüfusunun %75’inin şehirlerde yaşayacağı geleceğimiz için çok kıymetli olacak.

T25’in ikinci baharı sizi mutlu ediyor mu?

Evet, çok mutluyum. İkinci dalga sayesinde içinde kalan birçok konuyu çözme fırsatı buldum. Şu an yedi sekiz tane geliştirme otomobilimiz var ve Shell’in imkanları sayesinde çok daha özgür biçimde çalışabilmek harika bir duygu.

Bu projede Formula 1 deneyiminizden faydalandığınız doğru mu?

Bazı açılardan evet… McLaren- Honda döneminde birlikte çalıştığım motor mühendisimiz Osamu Goto şu an bizimle birlikte çalışıyor. Kendisi F1 için motor geliştirmişti ve şu an aynı işi T25 için yapıyor. Daha ne olsun?

YAZI:STEVE CROPLEY

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir