Gezi: Hyundai Konatolia Turu’nun Mardin etabındaydık

Hyundai Kona modelinin dizel motorlu versiyonunun ülkemiz yollarına çıkması şerefine 12 Nisan’da başlattığı ve Türkiye’nin etrafında 7000 km. sürecek “Konatolia” adını verdiği turun Mardin ayağında direksiyon başına geçtik.

Dergimizin yine her ay olağan şekilde süre gelen yoğunluğu arasında cep telefonumdaki sese kulak verip ekrana baktığımda Hyundai Türkiye’nin medya ilişkiler departmanından sevgili dostum Saner Müftüoğlu karşımdaydı. Hal hatır sorma faslından sonra bana duymaktan mutlu olduğum davet geldi: “Gürkan Ağabey, Konatolia Turu’muzun Mardin ayağında seni de aramızda ve Kona Dizel’in direksiyonunda görmek isteriz.” Açıkçası reddedilemeyecek bir teklifti bu. Çünkü ortalama iki gün ve 200 km boyunca Urfa – Mardin – Diyarbakır hattında Kona Dizel’i deneyimlemenin yanı sıra bu bölgenin doğal güzelliklerini de yaşama şansı bulacaktık.

Ofiste patrondan aldığım onaydan sonra belirlenen günde Sabiha Gökçen Havaalanı’nda tekerlekli valizimle sevgili Saner ve medya mensubu meslekdaşlarımla buluşmak için İç Hatlar Gidiş Terminali’nde hazırdım. Kısa bir telefonlaşmanın ardından Saner ve meslekdaşlarımla buluştuk. Benimle birlikte iki gün boyunca bu turda Kona’nın sürücü koltuğunda direksiyon sallayacak meslekdaşlarım Hyundai’nin aylık kurumsal dergisini hazırlayan Bilgehan Aras ve Yeni Asya Gazetesi’nden bu gezi vasıtası ile tanıştığım Recep Bozdağ idi. Bilgehan ile daha önce bir dönem aynı ofiste çalışma fırsatı bulduğum için tanışıyorduk. Uçakta da koltuklarımız yan yana denk düşünce yol boyu medya sektöründen başlayıp ne olacak bu memleketin hali sohbeti ile uçuşa noktayı koymuştuk bile.

Yıllardır Güneydoğu’nun görmeyi çok isteyip de fırsat bulamadığım şehirlerinden Şanlurfa’nın GAP Havaalanı’na ayak basıp yolcu çıkış kapısından çıktığımızda bizi bu turun organizasyon firmasından dostlarımız ve biri fıstık yeşili öbürü mavi renkli olan iki Kona Dizel karşıladı. 12 Nisan’dan beri medya mensubu dostlarımızın kullanımında olan Kona’lar bizi bekliyordu. Araçlara bagajlarımızı yerleştirip sosyal medya ve kendi yayınlarımız için yanlarında poz verme faslından sonra direksiyon başına geçip Mardin’e doğru yola çıktık.

Hyundai Kona’nın benzinli versiyonunu geçtiğimiz Temmuz ayında deneyimleme fırsatı bulmuş ve kendisi hakkında olumlu düşüncelere sahip olmuştum. Bu kez direksiyonuna geçtiğim 1.6 motorlu dizel versiyonu hakkında da sizlere bilgi vermekte fayda var. Hyundai’nin yeni geliştirilen Smartstream 1.6 litre dizel motoru genel olarak, yapısında hafif malzemeler uygulanarak optimize edilmiş. Bu da önemli bir ağırlık azalması ve daha düşük motor gürültüsü anlamına geliyor. Kona Dizel sürüş esnasında hakikaten bir hayli sessiz ve daha düşük titreşim seviyesine sahip. Böylelikle bir dizel motordan daha çok benzinli modelleri anımsatıyor. Hyundai mühendislerini 136 beygirlik dizel motorun güçlü ve konforlu sürüş özellikleri arasında iyi bir denge oluşturduğunu söylemek lazım, iyi iş çıkarmışlar. Hyundai’nin tamamen kendi geliştirdiği 7DCT çift kavramalı şanzımanının geçişleri sarsıntısızdı. Ayrıca, geleneksel 6 vitesli otomatik şanzımanla karşılaştırıldığında yakıt tüketimini ve CO2 emisyonlarını yüzde 20’ye kadar düşürdüklerini söylüyorlar. Kona, Hyundai’nin SUV serisinde tamamen yeni bir karakter. Saner’e yemek esnasında Kona’nın hangi diğer Hyundai modelinin üzerine inşa edildiğini sorduğumda “Tamamen özgün” yanıtını almamla Güney Korelileri takdir etmemek elde değildi. Hyundai’nin geleneksel aile kimliği Cascading Grille adını verdiği basamaklı ızgarası Kona’da da en iyi şekilde sunuluyor. Farların üzerine yerleştirilen LED gündüz lambaları ile uyumlu bir görüntü sunan bu ızgara ayrıca kompozit farlarla da gayet şık bir uyum içerisinde. Cesur bir ön ve arka ile birlikte kullanılan diğer plastik aksamlar ise aracın off- road havasını zirveye çıkaran en büyük unsurlar. B segmentinde olmasına rağmen otomobilin geniş duruşu ve hacimli yapısı, yeni bir tasarım özelliği olan 18 inç alaşım jantlar ile destekleniyor. Köpekbalığı yüzgeci şeklindeki anteni, otomobilin cesur karakterine daha fazla katkıda bulunurken ayrıca dizel motorla beraber sunulan bir diğer yenilik ise sunroof. Üst paketlerde sunulan, Apple CarPlay ve Android Auto’yu destekleyen 7 inç navigasyon dokunmatik ekranının ergonomik konumda olması sürücünün sürüş keyfini de engellemiyor. Benim hep denk geldiğimde çok sevindiğim kablosuz şarj sistemi akıllı telefonları şarj ederken aynı zamanda USB bağlantı noktalarına ve AUX jaklarına bağlanarak yeterli müzik keyfi de elde ediliyor. Üç aşamalı havalandırma ve ısıtma sistemi, vücudu saran rahat koltukları ve fonksiyonel direksiyon simidi yolculara daha da fazla konfor sunuyor. Arka koltukta özellikle uzun boylu yolcular rahat seyahat etsin diye tavanda açılan oyuklar da iyi bir düşünce. Kona’nın ön konsolunun plastik aksamının ise ben şahsen kendi adıma daha kaliteli olmasını isterdim. Bunu da iki günlük turun sonunda Hyundai Mardin Yetkili Satıcısı Kasım Tuğmaner Otomotiv’de düzenlenen basın toplantısında da söyledim zaten. Objektif olmak zorundayım, otomobiller hakkında güzelleme yaptığımız kadar beğenmediğimiz noktaları da sizlere söylemekle her zaman yükümlüyüz. Bu da gazeteciliğin bir gerekliliği…

Mardin – Midyat Yolu üzerindeki otelimize yerleşip önce lobide kahve ve sohbet, sonra da odalarımızda dinlenme faslının ardından akşam yemeği için yine lobide buluştuk. Ben ilk ve son kez Mardin’e 2009 senesinde burada düzenlenen 2. Mezopotamya Rallisi vesilesiyle gelmiştim ve çok memnun kaldığım seyahatlerden biri olmuştu. Özellikle düzenlenen şehir turunda kentin doğal güzelliklerinin yanı sıra ziyaret ettiğimiz tarihi yapılar da beni bir hayli etkilemeyi başarmıştı. Akşam yemeği için durağımız meşhur Cerciş Murat Konağı’ydı. Burası Mardin’in önemli ve meşhur lezzet duraklarından birisi. Yemeklerindeki özen ve kalitenin yanı sıra isteğe bağlı olarak alkollü ya da alkolsüz her çeşit içkiyi de tatma imkanına sahipsiniz, kesinlikle öneriyorum. Sohbet ve kahkahanın gırla gittiği akşam yemeğimizde canlı müzik de mevcuttu. Bir ara bu müziğe davul da eklenip ses dozu yükselmeye başlayınca yemek yediğimiz köşeden kalkıp oraya yöneldiğimizde (bu tarihi mekan üç katlı ve bazı yerleri oda şeklindeydi, biz de bu odalardan birindeydik) neredeyse gelenlerin büyük kısmının cep telefonu ekranları çekimdeydi. Çünkü bütün mutfak ekibi tek sıra halinde müzik grubunun olduğu sahneye geliyordu ve öndekiler ellerinde içi parça et dolu devasa bir tepsiyi taşıyor, arkasındakiler de yine içi pilav dolu dev bir tencereyle kendilerine eşlik ediyorlardı. Bütün bu şaşalı gösterinin ardından o etli pilavı da tadıp son kahvelerimizi yudumladıktan sonra feneri söndürüp otelimize geri döndük.

Mardin turumuzun ikinci ve son gününde sabah kahvaltısında yaptığımız plana göre önce Midyat Çarşısı’nda bir gezi ve yöresel kahveleri tadma, ardından da Mor Gabriel (Deyrulumur) Manastırı ziyareti yapacaktık. Daha sonra eski Mardin Çarşısı’ndaki öğlen yemeğinin ardından Hyundai Mardin Yetkili Bayii Kasım Tuğmaner’de düzenlenecek basın toplantısı ile turumuza son noktayı koyacaktık. Hyundai Kona’larımız ile Midyat Kuyumcular Çarşısı’nda yaptığımız yürüyüşün ardından kahve eşliğinde sohbetimizi tamamlayıp Mor Gabriel Manastırı’na doğru yola koyulduk. Süryani Kadim Cemaatinin ünlü ve büyük yapıtlarından biri olan Mor Gabriel Manastırı, meşe ağaçları ile kaplı yüksekçe bir tepede yapılmış. Manastırın temelleri Savurlu Mor Smuel ile Kartminli Mor Şemun tarafından 397 yılında atılmış ve yapı kısa sürede tamamlanmış ve değişik tarihlerde içine ve dışına ekler yapılmıştır. İçine girdiğimizde çeşitli turist kafilelerinden dolayı oldukça kalabalık bir ziyaretçi ilgisini gözlemlediğimiz Mor Gabriel Manastırı sabahleyin 09.00-11.30 saatleri arasında, öğleden sonra 13.00-16.30 saatleri arasında ziyarete açık. Burasını da görmenizi tavsiye etmekte fayda var.

Turun sonuna doğru yaklaşırken bu kez durağımız öğlen yemeği için şehrin en meşhur lezzet duraklarından Seyr-i Merdin idi. Çeşitli yöresel etli kebaplarının yanı sıra vejeteryanlara kadar yemek seçeneği bulunan bu mekanda ben biraz gurmelik yaparak Fıstıklı Mardin Kebabı’nı tavsiye ediyorum. Üzerine antep fıstığı dökülerek yanında soğan ve bilimum yeşillikle servis edilen bu kebabın yanında rendelenmiş beyaz lahanayı da tatmak bizim için değişik bir deneyim oldu. Eğer fıstıklı kebap seçeneğine pek sıcak bakmazsanız cevizli seçeneği de mevcut. Tercih sizin.

Öğlen yemeğinin ardından son durağımız Hyundai Mardin Yetkili Satıcısı Kasım Tuğmaner idi. Buraya geldiğimizde davetlilerin bakışları altında Kona’larımızdan inerken bizi samimi bir şekilde karşılayan Kasım Tuğmaner ve babası Mustafa kemal Tuğmaner’in yanı sıra Mardin Valisi Mustafa Yaman ile tanışma ve sıcak bir sohbet etme imkanı da bulduk. Benimle birlikte iki gün boyunca Kona Dizel’i deneyimleyen Bilgehan Aras ve Recep Bozdağ ile birlikte sahnede sırayla mikrofonu alıp davetlilere araç hakkında görüşlerimizi anlattık.

Bu basın toplantısından sonra istikametimiz artık dönüş yolu için Diyarbakır’dı. Üzerimizdeki yorgunluğa rağmen güzel anılarla ve muhtemelen de yediklerimiz lezzetli yöresel tatlar sebebiyle birkaç kilo almış olmamıza rağmen mutluyduk. Bana bu farklı bir gezi deneyimi yaşamamı sağlayan sevgili kardeşim Saner Müftüoğlu nezdinde tüm Hyundai Türkiye’ye teşekkürlerimle…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir